Damla Sakızı (Pistacia Lentiscus) Nedir?

Damla Sakızı (Pistacia Lentiscus) Nedir?

PAYLAŞ

Tek kusuru el yakması: Gramla satılıyor, ilkbahar 2019 itibariyle aktarlarda kilosu 1700 TL! Kazanç getiren değerli bir ürün oluşu, ticari önemini arttırmış. Antik çağlardan günümüze yararları ve eşsiz güzelliğiyle Dünya ülkelerine ihraç edilmekte.

Damla Sakızı Kaç Yıl Önce Keşfedildi ? 

Güneşte kurutularak yarı saydam ve sert bir hale getirilen, kabarcıklar bulunduran damla sakızı aslında sıvı halde olup 2500 senedir doğada bulunan Türk ve Yunan mutfağının baş tacıdır.

İsmi Nereden Geliyor?

Kar beyazı, mis kokulu damla sakızının ismi Sakız Adası’ndan geliyor. Sakız Adası diye bilinse de bir diğer ismi Hora. Etimolojisine de göz atalım mı? Gum Mastic Doğal Damla Sakızı demek oluyor. Mastic-masticha Yunanca kökenli maso-masticate (çiğnemek) ya da mastix kelimesinden türetilmiş.

Pirgi köyündeki Damla Sakızı Müzesi – The Chios Mastic Museum ise meraklıları için kapıları açık beklemekte. Dünya’nın damla sakızı üretimini sağlayan adadaki müzenin ziyaretçileri aynı zamanda üretimin geleneksel uzmanlığını da keşfetme olanağı buluyor. Görüntü, ses ve üç boyutlu materyallerle desteklenen müze ziyaretinde konuklar bahçedeki sakız ağaçlarını da gezip gözlem yapabiliyor.

Damla Sakızının Pazarlanması ve Yararları

Yararları saymakla bitmeyen bu mis kokulu ve tarihi binlerce sene öncesine dayanan damla sakızı, bölgede üreticinin kontrolündeki sakız kooperatifiyle dünya pazarında ürünün fiyatını belirleyebilmesi ile de kooperatifin üreticiye faydasını somut bir örnek olarak gözler önüne seriyor.

Diş macunlarının içerisinde bulunan sağlığa zararlı maddeler, bilinçli tüketim toplumunun sağlığa verdiği önem ile sağlıklı alternatif olarak diş beyazlatıcı olarak çiğnenmesinin faydası olacaktır. Hazmı kolaylaştıran sakız aynı zamanda mide ve bağırsaklar için de oldukça öneriliyor. Toz haline getirilerek tüketildiğinde ise göğüs rahatsızlıklarına iyi gelen damla sakızı antiseptik özelliğe sahip.

Dondurma, pasta ve keklerde, en çok da sakızlı muhallebi olarak tercih edilen sakız aynı zamanda içme suyuna bir kaşık atılarak aromalı içecek olarak da değerlendirilebiliyor. Türk kahvesine verdiği aromalı lezzet ile özellikle yararlarının bilinirliği de arttıkça kahve tutkunlarının tercihleri arasına sızdı bile.

TEMA Vakfı’nın Damla Sakızını Koruma Projesi

TEMA’nın basın bülteninde bildirilen habere göre TEMA Vakfı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Falım Sakızları işbirliğinde sakız ağaçlarını korumak için Türkiye’deki ilk gen koruma sahasını kurulmuş. “Sakız Ağacı Klon Parkı” projesi ile 117 klona ait, bine yakın fidan yetiştirilmiş. Erkek ağaçlar daha çok ürün verirken, dişi damla sakızı ağaçları ise besini tohumlarına aktarıyor. Projenin amacı ise Çeşme’de, Türkiye’deki sakız ağaçlarının sahip olduğu genetik çeşitliliği güvenli bir alanda toplayıp koruma altına almak.

Kışın da yaprak dökmeyen ve yapraklarından bile rüzgarla huzur verici kokular yayılan sakız ağaçlarını Pirgi köyünde, Sakız Adası’nda ziyaret etme fırsatı bulamayanlar için bir diğer vatanı olan Çeşme’de de görmek mümkün. Eğer ziyaret etme fırsatı bulursanız ya da damla sakızı ağaçlarının karakterlerini bir bilene rastlarsanız örnek alınası huylarına da hayran kalınası bu mis kokulu ağaçların: Gövdesi kırılsa da, hatta belki yansa da yeniden köklerinden filizleniyor. “Yaşama arzusu” yüksek yani damla sakızı ağaçlarının. Kolay pes etmiyor ve ağaçlara yakışan bir karakterle sağlam duruyorlar. Dünya’da sadece iki bölgede büyüyen bu güzel ağaçların yaşadığı iki yerden birinin ülkemizde olması ve sahip çıkılması ise gurur verici. Doğduğu yerde yine yeni yeniden filizlenen sakız ağaçlarının tarihte yer alan efsanevi hikayeleri de pek ilgi çekici. Mesela meşhur İlyada ve Odesa Destanı’nın yazarı Homeros Sakız Adası’nda doğmuş.

Damla Sakızı, (izmirkulturizm.gov.tr)

Damla Sakızı Nasıl ve Yılda Kaç Defa Toplanır?

Nasıl süreçlerden geçtiğini öğrenmeye sakızadası.org adresinden şu şekilde ulaşmak mümkün: Eğer damla sakızı bildiğimiz toprağın üstüne su damlası gibi damlarsa hemen toprak tarafından “yutulur” ve yok olur. “Kendima “ (nakışlama) işlemiyle ağaçlardan sakız meyvesi elde edilir, bu işlem genellikle Temmuz ayının sonlarına doğru başlar ve bu işlem boyunca sakız ağacının gövdesine ve büyük dallarına çizikler atılarak yarıklar açılır.  Bu yarıkların uzunluğu 1,5 santimetreyi geçmez, derinliği ise 0,5 santimetre kadardır. Nakışlama dönemi “kendos” adı ile anılır. Nakışlama işlemi ağacın gövdesinden başlar ve dallarına doğru devam eder. Sakız ağaçları hafta boyunca haftada iki kez nakışlanır. 20 gün sonra ağaca atılan çizikler damla sakızı yani ağacın reçinesi yavaş yavaş damlamaya başlar. Damlayan sakız reçinesi, önceden ağaçların altına serpilen beyaz killi toprağın üstüne düşer düşmez katılaşır. İlk toplama işlemi genellikle Ağustos ortalarında başlar, yere düşerek katılaşan sakız damlaları “timitiri” denilen özel bir aletle toplanır. Toplanan sakız damlaları tahtadan yapılmış kutular içinde üreticilerin evlerine taşınır ve orada evlerinin en serin bölümünde saklanır. Bu işlemle iki üç kere ağaçlardan ürün alınabilinir. Sonbahar başlarına denk gelen son toplama işlemi ile bu ilk safha son bulur, lâkin sonbaharın başlarında sakız üreticilerinin en büyük düşmanı yağmurdur. Toplama işleminin bitiminden hemen sonra yerden toplanan sakızların temizlenmesi için “tartarisma” yani bildiğimiz elekten geçirilme işlemi yapılır. Elekten geçirilen sakız parçaları sabunlu suyla yıkandıktan sonra iyice kurutulur. Kurutma işlemi bittikten sonra, bütün sakız parçaları tek tek elle temizlenir ve üstlerinde yapışık vaziyette bulunan taş, toprak ve yaprak parçacıkları temizlenir, sonrasında “çimbima” işlemi yapılır. Bu işlemde, kalın, ince ve toz olarak ayrılma işlemenin gerçekleştirilmesi için toplanan tüm mahsül  “Sakız Adası Damla Sakızı Birliğine” teslim edilir.

Sakız Adası ve Çeşme’nin damla sakızı kardeşliğinin gelecek nesillere aktarılması ve elbette türlerin korunması dileğiyle!

 

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.